14 Kasım 2007 Çarşamba

google, wikipedia, bilmek-bulmak ve ilim-irfan üstüne güzelleme

Geçenlerde Zaman gazetesini internet üstünden okuyordum, bir yazı ilgimi çekti.

Yazıda, Kur'an'da Hz. Musa kıssası anlatılırken Firavun'un yardımcısı olarak ismi zikredilen "Haman" adlı birinden sözediliyor. Bu isim Kitabı Mukaddes'te, Babil kralının yardımcısı olarak yer alıyormuş ve bu ayrıntı zamanında oryantalistlere Kur'an'da hata bulduklarını iddia ettirmiş. Ancak Maurice Bucaille müslüman olduktan sonra konuyu araştırıyor. Artık 20. yüzyıla gelindiği için eski Mısır hiyeroglifleri okunabilmektedir. Bucaille, Viyana'daki bir müzde yer alan bir anıtta Haman isminin yer aldığını tespit ediyor ve bunu, Kur'an'ın bir mucizesi olarak kaydediyor. İşte Zaman gazetesindeki yazı Bucaille'in bu tespitini bize aktarıyor.

Zamanında Medeniyet Tarihi dersi asistanlığı yapmış, hatta bir yıl bu dersi kendim de vermiştim. Discovery Channel seyreden herkes gibi benim de seyrettiğim bir sürü eski Mısır, firavunlar, piramitlerin gizemleri ve Tutankamon belgeseli var. Dahası 1995'te Mısır'a gitmişliğim var. Mısır'da, bize kene gibi yapışan, istemediğimiz halde fahri turist rehberliğimize soyunan ve sonunda bir para söğüşleme tuzağına bizleri kısmen düşüren biriyle tanışmıştık. O Mısırlıyla konuşurken, söz Arap-İsrail savaşlarına gelmişti. Mısırlı kardeşimiz, Mısırlıların bu savaşlarda büyük kahramanlıklar yaptıklarını, ancak asıl olarak İsrail'le değil, Amerika ve diğer batılı güçlerle savaştıklarını söylemişti. Ben ise biraz da onu sinir etmek adına "İsrailliler kendilerini Musa'nın torunları, sizleri ise Firavun'un torunları olarak görüyorlar, ne dersin?" diye sorunca birden hiddetle ayağa kalkmış, "Biz Hüseyn'in torunlarıyız!" diye kükremişti.

Yukarıdaki yazıyı okuyunca aklıma önce bu olay geldi. Sonra, "Acaba Zaman'daki haberin esası nedir?" diye araştırmaya karar verdim. Web tarayıcımı açtım, google'a gittim, "haman ancient egypt" şeklinde bir arama başlattım. Karşıma çıkan ilk sonuç, tam da bu konuyu elen alan Wikipedia maddesi idi. Bu maddede, Zaman'daki haberin belkemiğini oluşturan Maurice Bucaille'in iki kaynağının ikisi de yer alıyor. Hatta, bu kaynaklardaki hiyeroglif şekiller, bunların okunuşu ve Kur'an'daki Haman ifadesinin Arap harfleriyle yazılışı ile bu okunuşlar arasındaki farklar da inceleniyor.

Wikipedia maddesinde verilen linklerden birincisi, bu konuda çok daha ayrıntılı bilgiler veriyor. Tabii Wikipedia'dan yola çıkınca artık linkin bu konuda Kur'an'ın yanında mı karşısında mı yer aldığına bakmak gerekiyor. Makalenin yazarlarının isimlerine bakınca, müslümanlar olduğunu görüp rahatlıyoruz. Yazı, Kur'an'ı "Kitabı Mukaddes'ten aşırma bir derleme" olarak gören oryantalist ve misyoner anlayışı açıkça çürütüyor, Bucaille'in bulduğu hiyeroglif teşhisi önemli buluyor ve ayrıntılı olarak inceliyor, ancak mevcut bilgiler ışığında "Bu hiyeroglifte geçen isim Kur'an'da yer alan Haman'dır" diye kesin bir hükme varılamayacağı sonucuna ulaşıyor:

"Although there are a lot of interesting similarities between the Haman's mentioned in the Qur'an and in the hieroglyph, it is currently not possible to determine with a great degree of certainty whether this hieroglyph refers to the Qur'anic Haman"

Wikipedia makalesinin sonunda dört link verilmiş. Bunlardan ilkini yukarıda ele almıştım. Sonuncu link ise bizi tanıdık bir yere, Harun Yahya'nın web sitesine götürüyor.

Bu yazıyı inceleyince, Zaman gazetesinde Mustafa Aydın imzasıyla yayınlanan yazının, Harun Yahya sitesinde yer alan yazının neredeyse birebir tercümesi olduğunu anlıyoruz.

Nitekim google arama sonuçlarında 4 ve 5. sırada yer alan sayfaların Harun Yahya sitesinde yer alan yukarıda atıfta bulunulmuş sayfalar olduğunu görüyoruz. (2. sırada Wikipedia maddesinin tartışma sayfası, 3. sırada ise Harun Yahya sitesindeki yazıyı alıntılayan başka bir sayfa yer alıyor.) Google sıralamasındaki 8. sayfa, Wikipedia makalesinin link verdiği birinci sayfa olan, yukarıda bahsettiğim islamic-awareness sitesindeki sayfa. Google sıralamasındaki 6 ve 7. sayfalar ise, islamic-awareness'e karşı Andrew Vargo adlı birinin cevabını içeriyor ve İslam karşıtı olduğu anlaşılan answering-islam.com adlı bir sitede yayınlanıyor.

Bundan sonra ne yapmalıyım, bu konuda daha fazla bilgiye nasıl ulaşabilirim? Zaman gazetesindeki yazıyı okuduktan sonra, "Fe subhanallah! İşte olay bu!" deyip durabilirdim (Tabii, Zaman gazetesindeki yazıyı okumaya bile gerek duymamış olma hali de mümkün bir hal, onu da atlamayalım). Onu yapmadım, bir adım ötesine gittim. Bunu yapınca, Zaman'daki yazının Harun Yahya'dan alıntı olduğunu, onun da Maurice Bucaille'e dayandığını, müslümanlar tarafından hazırlanan web sayfalarının son tahlilde Bucaille'e dayandığını gördüm. Eğer bundan sonra hala araştırmaya devam etmeyi düşünüyorsam şunları yapmalıyım:

1. Bucaille'in kaynaklarını kontrol etmeliyim. Bucaille'in atıfta bulunduğu iki kitap ve bir eski Mısır uzmanının tanıklığı var.
 1a. Kitaplardan birinin adı "Aegyptische Inschriften aus dem K.K. Hof Museum in Wien." Yukarıda yer alan answering-islam.com sitesindeki sayfada böyle bir kitabın olmadığı ileri sürülüyor, ama Google Books'ta yapılan bir araştırma, ilk sırada yine Harun Yahya'nın bir kitabını çıkarsa da, 1933, 1948 ve 1984 tarihlerinde yayınlanan eski Mısır'la ilgili üç farklı kitapta bu kitaba atıf yapıldığını gösteriyor, demek ki bu kitap gerçekten mevcut. Kitabın varlığından emin oldum, ama hala kitabı görebilmiş değilim. ....
  1aa. Bu kitapta sözü edilen Viyana'daki Hof Müzesi'ne gidebilirim. ....
 1b. Bucaille'in sözünü ettiği diğer kitap "Die Ägyptischen Personennamen" adını taşıyor. Google Books sayesinde bu kitabın ISBN numarasının 0685717232 olduğunu tespit ettim. Demek ki bu kitap gerçekten var, ama ben hala bu kitabı incelemiş değilim. ....
1c. Bucaille kitabında, konuyu açtığı Fransız eski Mısır uzmanının (Egyptologist) kimliğini deklare etmiyor. Bu eski Mısır uzmanının kim olduğunu araştırabilirim.
2. Eğer Haman'ın eski Mısır'da yaşamış tarihi bir şahsiyet olarak izlerini sürmeye başladıysam ve Hof Müzesi'ndeki bir kitabede adının geçtiğini Bucaille'in rivayetiyle öğrendiysem, neden başka kitabelerde bu ismi aramıyorum? Daha doğrusu, bu konuda şimdiye kadar bir sürü yazılar yazılmış, polemikler yapılmış da, neden kimse başka kitabeleri incelememiş? Sonuç itibarıyla sadece bugünkü Mısır toprakları üzerinde bile o dönemden kalma binlerce kitabe vardır. Acaba birisi bunları taramış da başka bir Haman'a rastlamamış mı, yoksa kimse böyle bir tarama yapmamış mı? ....
3. Hiyerogliflerde okunan hmn-h (ilk h'nin altında bir düz çizgi var) ile Kur'an'da geçen Arapça "Haman" ibaresi arasında, eski Mısır dili, Kıptice ve oradan Arapçaya uzanan dil geçişleri ayrı bir lingüistik çalışmayı gerektiriyor. ....
4. Tekrar google'a dönebilirim. Aramaya başladığımda girdiğim "haman ancient egypt" anahtar kelimeleri bana 64 bin sonuç getirmişti. Bu sonuçların şimdiye kadar sadece 10'una baktım. Diğerlerinin hepsini değilse bile, daha düzgün ve şimdiye kadar incelediğim sayfalardaki bilgileri tekrarlayan, farklı şeyler söylemeyenlerini elemek suretiyle geride kalanlarını tarayabilirim. Şu ana kadarki araştırmamda önemli olduğu ortaya çıkan Almanca kaynakların varlığını dikkate alarak ve benim arama terimlerimin özellikle İngilizce sayfaları getirdiğini hatırlayarak, Almanca ve eski Mısır araştırmalarında kullanılan diğer Batı dillerindeki web sayfalarını, kitapları ve google'ın indeksleyebildiği diğer her türlü bilgi kırıntısını araştırabilirim. ....

Yalçın Küçük'ün kelime kökenini Yoldaş Yonah (Hem-rah, Farsça bir terkiptir, yol-daş yani aynı yolun yolcusu manasına; bizim Yunus aleyhisselam olarak tanıdığımız peygamberin adı Eski Ahit'te Yonah Yod-Nun-Hey harfleriyle yazılır) olarak düşündüğü Yunus Emre gibi ben de derim:

İlim ilim bilmektir
İlim hiyeroglif, linguistik, ibrani, arabi, tarih, arama motoru algoritması bilmektir
Bilmesen bile bileni, bilmeyi ve bulmayı bilmektir
Sen hiçbirin bilmezsin
Ya bilmediğini nasıl bulacaksın
Bu nice okumaktır.

2 yorum:

hattushlu dedi ki...

Yazınızda yer alan bilgilerden Wreszinski nin kitabında yer alan Viyana Hof müzesinde bulunan yazıtın http://www.globalegyptianmuseum.org/record.aspx?id=5136 sayfasında yer alan ingilizce çevirisi şu
: 1) An offering, which the king gives to Osiris, Foremost of the Westerners, Lord of Infinity, Ruler of Eternity, so that he may give everything that is offered on his food table; the sweet breath of the northern wind; a goodly funeral for his old age, for the Ka of the overseer of the stonemasons of Amun Hemen, true of voice. (2) An offering, which the King gives to the Western Desert and Amaunet, the Lady of Heaven, so that she may give food and sustenance and all kinds of offerings, all things good and pure, for the Ka of the overseer of the stonemasons of Amun Hemen, true of voice. (3) Ka-pu-hotep. (4) The mistress of the house Nefret-nub.
İngilizcem olmadığı için anlayamadım ama her halde sizin imkanınız vardır , şunu türkçeye çevirirseniz her halde bu yazıtın Kur'an ile bir bağının olup olmadığını yorumlayabiliriz

Şevket Zaimoğlu dedi ki...

Hattuşlu, verdiğiniz link için çok teşekkür ediyorum. İngilizce çevirinin Türkçesi şöyle:

1) Kralın, doğru sözlü Amun Hemen'in taş ustalarının nazırının Ka'sı için, Batılıların En Önde Geleni, Sonsuzluğun Efendisi, Ebediyetin Hakimi olan Osiris'e verdiği bir hediye (sunu, sunak?), ki o sofrasında sunulan her şeyi, kuzey rüzgarının tatlı nefesini, yaşlandığında iyi bir cenaze törenini verebilsin.
2) Kralın, doğru sözlü Amun Hemen'in taş ustalarının nazırının Ka'sı için, Göklerin Efendisi Amaunet'e ve Batı Çölü'ne verdiği bir hediye, ki o (Amaunet) yiyecek ve diğer ihtiyaçları ve her türlü sunuyu, iyi ve özlü olan her şeyi versin.
3) Ka-pu-hotep.
4) Nefret-nub evinin hanımı (sahibesi).

Buradan, bu yazıtın bir kral (firavun?) tarafından dikildiğini, bu kralın "doğru sözlü Amun Hemen'in taş ustalarının nazırının Ka'sı" için bu yazıtı diktirdiğini, bu yazıtın, kralın muhtemelen vefat etmiş olan "doğru sözlü Amun Hemen'in taş ustalarının nazırının Ka'sı"nın adına tanrılara sunduğu kurbanların anısını kaydettiğini söyleyebiliriz.

Burada iki nokta var, birincisi, kitabede sözü edilen şahsın firavunun adamı olduğu açıkça belli. Ama bu adamın adında Haman ifadesi nerede geçiyor? İngilizce metinde Amun Hemen, taş ustalarının bulunduğu yerin adı gibi görünüyor. Ka ise, bir tür ünvan veya rütbe belirten bir ifade (paşa, bey gibi) geldi bana. O yüzden "doğru sözlü Amun Hemen'in taş ustalarının nazırının Ka'sı" diye çevirmeyi uygun buldum. Ama, Amun Hemen, bu şahsın adı da olabilir. Sadece İngilizce çeviriden böyle bir anlam çıkmıyor...